• asd

ÇARESİZ BİÇARELERE ÇARE OLMAK İSTEMEZMİSİNİZ

             İnsanların birbirlerine muhtaç olmaları, aralarındaki yardımlaşma zorunluluğunu ortaya çıkarır. Yardımlaşma toplum halinde yaşamanın olmazsa olmazıdır.

   Cenâb-ı Hakk: “İyilikte birlikte olmak ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” buyuruyor. Zekat vermek, sadaka vermek, darda kalmış bir garibin darlığını gidermek, acılı bir aileyi teselli etmek, hasta ziyaretinde bulunmak gibi daha pek çok şeyi iyilikte yardımlaşma olarak kabul edersek, yardımlaşmanın sınırının sonsuz olduğunu görürüz.     

 

    İnfak yani verme, maddi manevi şeyler olabilir. Verme; Zekat, fitre gibi zorunlu olduğu halde, bazan da güler yüz göstermek, tatlı dilli olmak, birilerinin acılı tatlılı gününe iştirak etmek gibi tamamen isteğe bağlı şeyler olabilir. Bu yardımlaşmanın dışında, müslümanlar birbirlerine sevgi, şefkat ve merhametle bağlanmak zorundadırlar. Mademki manevi kameranın altındayız, hayırdan her ne yapılırsa misli vaya kat kat karşılığı verilecektir. insanoğlu yarın kabir ötesi alemde  ne ile karşılaşacağını çok iyi hesap etmelidir.

 

     Resulullah (s.a.v.) " Komşusu açken, tok yatan bizden değildir " buyuruyor. Öyle hızlı bir dünyada yaşıyoruz ki, komşu sadece evine bitişik olanlar değil de kilometrelerce uzakta yaşayanlar da komşuluk sınırları içinde olmalıdır . Hatta bunu daha da genişleterek, kara kıtayı, Dünya üzerindeki biçareleri de komşuluk kapsamı içinde düşünmek zorundayız. Rahmeteli Derneği zaten onların da dertlerine çare olma gayreti içerisindedir. Siz hayırseverlerin de, çaresiz biçarelere çare olacağınıza gönülden inanarak, hizmetler devam ettirilmektedir.

 

 Uzak komşularımız kara kıta